Tür: Komedi
Yönetmen: Ertem Eğilmez
Oyuncular: Kemal Sunal, Münir Özkul, Halit Akçatepe, Adile Naşit,
Şevket Altuğ, Şener Şen, Ahmet Sezerel, Muharrem Gürses, Tayfun Akalın, Tuncay
Akça, Sıtkı Akçatepe, Ahmet Arıman, Ertuğrul Bilda, İhsan Bilsev, Talat
Dumanlı, Cem Gürdap, Bülent Iğdıroğlu, Hayri Karabey, Hakkı Karadayı, Cengiz
Nezir, Ergin Orbey, Feridun Savlı, Akil Öztuna
Bir "Ezik"ten Bir "Kahraman"a
Hababam Sınıfı için okul, haylazlığın, kopya çekmenin ve Mahmut Hoca’yı çıldırtmanın tescilli merkezidir. Ancak bu dönem, aralarına sessiz sedasız, ceplerinde kibri olmayan bir çocuk katılır: Ahmet Sezerel’in hayat verdiği Ahmet. Sınıf için Ahmet, ilk başta sadece notları sömürülecek, üstüne şakalar inşa edilecek bir "kurbandır." Oysa Ahmet, ne kopyaya tenezzül eder ne de kendisine yapılan haksızlıklara karşı o tertemiz duruşunu bozar. Kemal Sunal’ın İnek Şaban’ı, Halit Akçatepe’nin Güdük Necmi’si onu çözmeye çalışırken, aslında Ahmet’in gururlu yalnızlığı koca sınıfı dönüştürmeye başlar. Ahmet’in babasına yazdığı o fedakarlık dolu mektuplar ortaya çıktığında, Hababam’ın haylaz ruhu yerini derin bir vicdan azabına ve saygıya bırakır. Artık okulun en hayta sınıfı, arkadaşları için koca bir sisteme başkaldıracak kadar "uyanmıştır."
"Siz hiç arkadaşınız için okuldan kaçmak yerine, arkadaşınız için okula bağlandınız mı?"
1977 yılının Türkiyesi, ekonomik krizlerin, sağ-sol çatışmalarının ve toplumsal kutuplaşmanın tam ortasındaydı. Ertem Eğilmez, ülkenin bu gergin ve puslu havasında sinema salonlarına sığınan halka, sadece güldürmeyi değil; bir arada durabilmenin, "biz" olabilmenin ve en önemlisi emeğe saygının reçetesini sunuyordu. Rıfat Ilgaz’ın ölümsüz eserinden sinemaya uyarlanan serinin bu üçüncü filminde, Tarık Akan’ın (Damat Ferit) yokluğu, hikayenin daha toplumsal ve dramatik bir zemine oturmasına vesile olmuştur.
Burjuva Haylazlığından İşçi Sınıfının Gerçeğine Uyanış
Film, Yeşilçam’ın en net sınıfsal yüzleşme metinlerinden biridir. Hababam Sınıfı’nın geneli, okul taksitlerini babalarının rahatça ödediği, geçim sıkıntısı nedir bilmeyen, görece konforlu burjuva veya esnaf çocuklarından oluşur. Ahmet ise sisteme taşradan ve emeğin içinden dahil olan yabancıdır.
Onun okula kabul ediliş biçimi ve sınıfta "köylü" diye dışlanması, dönemin kent-kent dışı çatışmasının mikro bir örneğidir. Sınıfın Ahmet’e yaptığı zorbalık, aslında cehaletin emeğe karşı uyguladığı istemsiz bir üstten bakıştır. Ancak ne zaman ki Ahmet’in tatillerde bile çalışıp babasına yük olmamaya gayret ettiği gerçeği tokat gibi yüzlerine çarpar; işte o an Hababam, kendi sınıfsal şımarıklığıyla yüzleşir. Münir Özkul’un yani Mahmut Hoca'nın öğrencilere verdiği ders, aslında izleyicinin vicdanına yapılan bir çağrıdır.
Çamlıca Lisesi'nin Bahçesinden Doğan Kolektif Dayanışma
Filmin atmosferi, serinin diğer filmlerine göre çok daha hüzünlü ve olgundur. Ertem Eğilmez, mekân kullanımında sınıfın içindeki o dar ve sıkışmış alanı, çocukların bencil dünyasıyla özdeşleştirir. Ne zaman ki karakterler okuldan kaçıp doğaya, izcilik kampına ya da bilgi yarışmasının yapıldığı salona geçerler, orada bireysel değil kolektif bir ruh sergilemeye başlarlar.
Şener Şen’in canlandırdığı Badi Ekrem karakterinin o meşhur "Kıymetli kuuuurtlar!" nidasıyla başlayan izcilik sahneleri, sadece bir komedi unsuru değil, aynı zamanda çocukların doğa karşısında nasıl eşitlendiğini gösteren sinematografik bir başarıdır. Melankoli ile neşenin bu kadar kusursuz harmanlandığı çok az dönem filmi vardır; Melih Kibar’ın o hüzünlü Hababam teması çaldığında, seyircinin burnunun direği sızlar.
Bir Devler Kastının Eşsiz Senfonisi
Oyunculuklar performanstan öte, adeta bir aile meclisidir. Kemal Sunal’ın İnek Şaban karakterinde sergilediği o saf ama yeri geldiğinde haksızlığa kükreyen oyunculuk tarzı, filmin duygusal lokomotifidir. Halit Akçatepe Güdük Necmi ile şakaları beslerken, Adile Naşit Hafize Ana rolüyle her zamanki gibi anaçlığın ve şefkatin zirvesindedir.
Şevket Altuğ’un kimya öğretmeni Şevket karakterindeki o bezgin ama babacan tavrı,
Muharrem Gürses’in okul müdürü olarak otoriter ama çaresiz duruşu,
Tuncay Akça’nın (Hayta İsmail) o ikonik, kulaklardan silinmeyen kahkahası filmin genetiğini oluşturur.
Ahmet Sezerel, sakin ve duru oyunculuğuyla bu devler kadrosunun içinde hiç ezilmemiş, aksine filmin kalbini oluşturmuştur. Akil Öztuna’nın canlandırdığı felsefe hocası Akil Hoca’nın sınıftaki o dokunaklı sahneleri ise sinema tarihimizin en saygın anlarındandır.
Toplumda Nasıl Karşılık Buldu
Hababam Sınıfı Uyanıyor, Türk insanının kolektif hafızasında "arkadaşlık", "vefa" ve "adalet" kavramlarının sinemadaki karşılığıdır. Bugün bile televizyonda kaçıncı kez yayınlanırsa yayınlansın, Ahmet’in mektubunun okunduğu sahnede tüm Türkiye ekran başında sessizliğe bürünür. Film, bireysel kurtuluşun değil, beraber hareket etmenin güzelliğini halkın kalbine kazımıştır.
Meta Description: Hababam Sınıfı Uyanıyor (1977), Ahmet'in gururlu duruşuyla haytayla hizaya getiren Yeşilçam efsanesi. Filmin sosyolojik analizi, replikleri ve kadrosu burada!
Keşfetmeye Devam Edin (Kısır Döngüyü Kıran Öneri Listesi)
Eğer bu filmdeki o sıcak arkadaşlık bağını, taşra-kent yüzleşmesini ve Ertem Eğilmez okulunun dram-komedi dengesini sevdiyseniz, gözden kaçmış şu taze alternatiflere mutlaka şans vermelisiniz:
Bizim Aile (1975): Yine bir Ertem Eğilmez harikası. Yaşar Usta’nın "Bak beyim, sana iki çift lafım var" çıkışıyla hafızalara kazınan, aile ve dayanışma kavramını en az bu film kadar kutsayan bir başyapıt.
Aslan Bacanak (1977): Zeki Alasya ve Metin Akpınar’ın mahalle kültürünü, abi-kardeş ilişkilerini ve toplumsal yardımlaşmayı mizahi ama bir o kadar da dokunaklı işlediği saklı kalmış dönem filmlerinden.
Cennetin Çocukları (1977): Başrollerini Münir Özkul ve Ahmet Sezerel’in paylaştığı, büyük şehrin acımasızlığı karşısında ayakta kalmaya çalışan yoksul bir ailenin gururlu hikayesi. Ahmet'in buradaki naifliğini sevenler kaçırmasın.
Neşeli Günler (1978): Geçim sıkıntısı, turşu suyu kavgası ve parçalanan bir ailenin çocuklarının anne-babayı birleştirmek için verdiği o Hababamvari kolektif mücadele.
Gülşah Küçük Anne (1975): Küçük bir çocuğun gözünden büyüklerin dünyasındaki vicdan ve fedakarlık temalarını inceleyen, içinizi ısıtacak melodramatik bir alternatif.