Oyuncular: Güven Kıraç, İştar Gökseven, Cengiz Küçükayvaz, Ella Manea, Gürsel Ateş, Haldun Boysan, Erkan Can, Bahtiyar Engin, Emin Gümüskaya, Mutlu Polat, Yıldıray Şahinler, Funda Şirinkal, Naci Taşdöğen, Fikret Urucu, Ertan Vecdi
Laleli'nin Karanlık Sokaklarında Bir Voli ve Yok Oluş Hikayesi
Üç kafadar, patronlarından habersiz gizli bir iş yapıp hayatlarının volisini vurmaya kalkışır. Ancak işler hiçbirinin umduğu gibi yürümez. "Bakire" olduğunu iddia ettikleri Rumen bir hayat kadınını (Ella Manea), yüklü bir meblağ karşılığında anlaşma yaptıkları mafyatik bir iş adamına götürürlerken, Laleli'nin tekinsiz sokaklarında birden karşılarına dört silahlı adam çıkar. Hem kadını hem de aldıkları o yüklüce parayı tek bir gecede kaptıran üç kafadar için hayatta kalma ve parayı geri bulma mücadelesi, tam bir kabusa dönüşecektir.
"Ulan bu şehirde herkes birinin azizesi olmuş, bizim payımıza da Laleli'nin delileri düşmüş. Bu sokaklardan canlı çıkış yok!"
1999 yılı... Türk sinemasının 90'lardaki tıkanıklığı aşıp, sokaktaki gerçekliği tüm çıplaklığıyla anlatan "Yeni Kuşak" bağımsız sinemacılarla tanıştığı bir dönemeç. Yönetmenliğini Kudret Sabancı’nın üstlendiği, senaryosunu ise Türk yeraltı sinemasının usta kalemi Önder Çakar’ın yazdığı Laleli’de Bir Azize, İstanbul'un göçmen, fuhuş, kaçakçılık ve mafya ağlarıyla örülü yeraltı dünyasını filtresiz bir dille aktaran sarsıcı bir suç-gerilim yapıtıdır.
90'lar İstanbul'u, Bavul Ticareti ve İnsan Kaçakçılığı
Film, Sovyetler Birliği'nin dağılmasının ardından İstanbul Laleli'de mantar gibi türeyen "bavul ticareti" ve Doğu Avrupa'dan gelen kadınların maruz kaldığı insan kaçakçılığı sosyolojisini inceler.
Yeraltı Ekonomisi ve Sömürü: Üç kafadarın (Güven Kıraç, İştar Gökseven, Cengiz Küçükayvaz) kurduğu tezgâh, dönemin vahşi kapitalist yeraltı ekonomisinin küçük bir özetidir. Kadın bedeni üzerinden yürütülen bu kirli ticaret, gücü elinde tutan eril sistemin ahlaki çöküşünü ve vicdansızlığını gözler önüne serer.
Kozmopolit Kaos ve Yabancılaşma: Film; Laleli'yi sadece bir mekân değil, farklı dillerin, suç şebekelerinin ve hayatta kalma çabalarının çarpıştığı tekinsiz bir karakter gibi işler. Şehrin bu karanlık, klostrofobik ve yozlaşmış sokak atmosferi, sitemizdeki [[Modern Dönem Türk Yönetmenleri]] kuşağının sinemamıza kazandırdığı en sert ve gerçekçi şehir tasvirlerinden biridir.
"Azize" Miti ve Eril Düzenin İkiyüzlülüğü
Sahte Kutsallık ve İkiyüzlülük: Filmin adı olan "Azize", Hristiyanlıkta kutsal, bakire kadınları simgeler. Ana akım eril düzenin bir hayat kadınından "bakirelik" talep etmesi ve karakterlerin bu yalan üzerinden pazar payı yaratmaya çalışması, ataerkil ahlak anlayışının ve erkek egemen dünyadaki "namus" ikiyüzlülüğünün sinemasal bir tokat gibi yüzümüze vurulmasıdır.
Adım Adım Gelen Cinnet: Tek bir gecede her şeyini kaybeden karakterlerin panik, korku ve paranoyayla suça batışı; insani zaafların insanı nasıl bir canavara dönüştürebileceğini gösterir. Karakterlerin bu kapalı ve çıkışsız bir döngüde deliliğe sürüklenişi, [[Bağımsız Türk Dram Filmleri]] seçkisindeki varoluşsal çöküş hikayeleriyle felsefi olarak aynı tekinsiz zemine basar.
Yeni Sinemacılar Ekolü
Güven Kıraç ve Kadro Sinerjisi: Başroldeki [[Güven Kıraç]], Laleli esnafının kurnazlığını, korkusunu ve acizliğini muazzam bir doğallıkla canlandırmıştır. İştar Gökseven ve [[Cengiz Küçükayvaz]]'ın ona eşlik ettiği bu üçlü, Yeşilçam’ın o bilindik sevimli kafadarlar şablonunu yıkarak sinema tarihinin en karanlık ve trajik üçlülerinden birini yaratmıştır. Aktörlerin bu performansları sitemizdeki [[90'lar Türk Sineması Klasikleri]] arasında özel bir yere sahiptir.
Organik Bağlantı (Gemide ile Kesişen Yollar): Film, eş zamanlı olarak çekilen ve aynı yapım şirketinden çıkan Serdar Akar imzalı kült yapımla doğrudan bir "kardeş film" bağına sahiptir. İki filmin karakterlerinin Laleli sokaklarında birbirinin yanından geçmesi ve hikayelerin kesişmesi, sinemamızda o döneme kadar görülmemiş çok başarılı bir meta-anlatı (çapraz kurgu) örneğidir.
Reji ve Senaryo Başarısı: Kudret Sabancı’nın el kamerası kullanımı ve dinamik kurgusu, filme belgeselvari bir sokak gerçekçiliği katmıştır. Vizyona girdiği dönemde hem sinema basını hem de yeraltı kültür dergileri tarafından büyük bir hayranlıkla karşılanmıştır.
Toplumda Nasıl Karşılık Buldu?
Laleli’de Bir Azize, 1999 yılında gösterime girdiğinde, Türk sinemasında o güne kadar alışık olunmayan küfürlü, sert ve cüretkar diyaloglarıyla büyük tartışmalar yaratmıştır. Salonlarda büyük kitleleri peşinden sürüklemese de zaman içinde video kaset ve DVD döneminde tam bir yeraltı efsanesine (cult classic) dönüşmüştür. Film, 90'lar Türkiye'sinin sosyal patlamalarını, göç dalgalarını ve sokağın gerçek raconunu sansürsüzce arşivleyen Türk Yeraltı Suç Filmleri listesinin en radikal yapıtlarından biridir.
Laleli’de Bir Azize Sevenler İçin 5 Benzer Film Önerisi
Eğer bu filmin yeraltı dünyasını, tekinsiz İstanbul sokaklarını ve karakterlerin suç sarmalındaki psikolojik çöküşlerini sevdiyseniz, şu analizleri de mutlaka incelemelisiniz:
Kaç Para Kaç (1999): Reha Erdem’in yönettiği; dürüst bir namuslu esnafın, taksisinde unutulan yüklü miktardaki paranın ardından adım adım paranoyaya, ahlaki çürümeye ve suç sarmalına batışını anlatan klostrofobik bir İstanbul kara filmidir.
Üçüncü Sayfa (1999): Zeki Demirkubuz’un imzasını taşıyan; figüran bir gencin kazaen işlediği bir cinayetin ardından tefeciler, ev sahipleri ve tekinsiz bir kadın (Başak Köklükaya) arasında sıkışıp kaldığı, vicdan ve suç anatomisi yapan sarsıcı bir yeraltı dramı.
İnşaat (2003): Ömer Vargı’nın yönettiği; bir inşaatta zorla çalışan iki işçinin, patronları ve mafya yüzünden inşaat alanına gömülen cesetlerle yaşamak zorunda kalmasını anlatan, suç dünyasını kara mizahla eleştiren çok başarılı bir dönem filmi.
Takva (2006): Rota yine İstanbul'un arka sokakları ve yeraltı cemaat ilişkileri. Saf bir adamın para, mülkiyet ve güç dünyasıyla tanışmasının ardından yaşadığı sarsıcı şizofrenik ve psikolojik çöküşü işleyen muazzam bir dram.
Barda (2007): Serdar Akar’ın yönettigi; bir grup kentli gencin, bir gece barda yeraltından gelen tekinsiz, sosyopat bir suç şebekesi tarafından alıkonulmasını anlatan, eril şiddetin ve toplumsal yozlaşmanın sinemamızdaki en sert, en çiğ ve en sarsıcı gerilim filmi.