Karanlıktakiler (2009)


Tür: Dram, Gerilim
Yönetmen: Çağan Irmak
Oyuncular: Erdem Akakçe, Rıza Akın, Derya Alabora, Sercan Badur, Durul Bazan, Atacan Canay, Gülriz Sirinyan, Meral Çetinkaya

Bir Evin İçindeki İki Kişilik Cehennem

Egemen, 30’lu yaşlarını aşmış, bir reklam ajansında ofis boy olarak çalışan ve ilerleyen yaşına rağmen annesi Gülseren ile aynı evde yaşamak zorunda olan bir adamdır. Gülseren içinse hayattaki tek varoluş nedeni Egemen’dir. Gençliğinde yaşadığı ağır travmaların etkisiyle hayatla bağlarını koparıp kendini eve hapseden Gülseren, oğlunu dış dünyadan ve diğer kadınlardan korumayı saplantı haline getirmiştir. Egemen’in iş yerindeki patronu Umay’a duyduğu ilgi, evdeki bu hassas dengeyi bozup Gülseren’in çılgınlık nöbetlerini tetikleyince, anne ve oğul arasındaki bu bağımlılık ilişkisi dehşet verici bir gerilime dönüşür.


"Kapıyı içeriden kilitledim sanıyorsun ama aslında anahtar hep senin elindeydi Egemen... Sadece dışarıdan korkmanı sağladım."

***

2009 yılı... Türk sinemasının "yeni dalga" yönetmenlerinden Çağan Irmak’ın, duygusal melodram kalıplarından sıyrılıp insan ruhunun en karanlık dehlizlerine girdiği, gerilimin dozunu psikanalitik bir zeminde artırdığı o sarsıcı yıl. Karanlıktakiler, dışarıdan bakıldığında sıradan görünen apartman dairelerinin içinde saklanan büyük trajedilerin ve toplumun "ayıp" diyerek üzerini örttüğü derin travmaların perdesini aralıyor.


Orta Sınıfın Gizli Mahremiyeti ve Travma

Film, Türk toplumundaki "kutsal aile" imajının altındaki çürümeyi ve geçmişin gölgelerini inceler.

  • Hapsedilmiş Hayatlar: Gülseren karakteri, geçmişte uğradığı şiddet veya toplumsal baskı nedeniyle agorafobik bir sığınağa çekilen, ancak bu sığınağı oğlu için bir hapishaneye dönüştüren kadının trajedisidir.

  • Reklam Dünyası vs. Evin Karanlığı: Egemen’in çalıştığı modern, parıltılı reklam ajansı ile evindeki rutubetli ve karanlık atmosfer arasındaki tezatlık; bireyin kamusal alandaki maskesi ile evdeki çıplak gerçeği arasındaki uçurumu simgeler.

  • Orta Sınıf Ahlakı: Film, "konu komşu ne der" korkusuyla bastırılan ruhsal hastalıkların, tedavi edilmek yerine nasıl gizlendiğini ve bu gizliliğin nasıl daha büyük canavarlar yarattığını eleştirir.


Bağımlı Kişilik ve Oidipal Çatışma

  • Zihinsel Prangalar: Egemen fiziksel olarak özgür görünse de, annesinin manipülasyonları ve suçluluk duygusuyla ördüğü parmaklıklar arasından çıkamaz. Bu, bireyleşememiş Türk erkeğinin sinemadaki en sert temsillerinden biridir.

  • Gerilim ve Mizahın Dansı: Çağan Irmak, Gülseren’in krizlerini anlatırken zaman zaman absürtlüğe kaçan bir dil kullanarak izleyiciyi hem ürkütür hem de durumun trajikomikliğine işaret eder.


Derya Alabora’nın Devleştiği An

  • Derya Alabora Performansı: Film vizyona girdiğinde magazin ve sinema basınında en çok konuşulan konu, Meral Çetinkaya’nın "Gülseren" rolündeki tüyler ürperten performansıydı. Çetinkaya, o yıl birçok festivalden ödülle dönerek karakter oyunculuğundaki ustalığını tescilledi.

  • Irmak Sinemasında Makas Değişimi: Babam ve Oğlum gibi ağlatan filmlerin ardından gelen bu sert psikolojik gerilim, Çağan Irmak’ın yönetmenlik yelpazesinin genişliğini kanıtladı. Sinema yazarları bu filmi, yönetmenin "ustalık dönemi karanlığı" olarak nitelendirdi.

  • Toplumsal Karşılık: Film, izleyiciyi "kendi evinin içindeki karanlığa" bakmaya zorladı. Özellikle annesiyle yaşayan yetişkin erkeklerin ve aile içi şiddet geçmişi olanların üzerinde derin bir iz bıraktı.