Oyuncular: Kemal Sunal, Fatma Girik, Necla Soylu, Dinçer Çekmez, Bahar Öztan, Sümer Tilmaç, Yaşar Güner, Merih Fırat, Niyazi Er, Nezihe Güler, Orfe Özkan, Pembe Mutlu, Bahri Ateş
Geçmişin Borcu, Geleceğin Bedeli
Osmanlı’nın o kendine has adabıyla yönetilen sessiz mahallelerinden birine, fırtına gibi bir kadın taşınır: Cihanyandı Kanlı Nigar. Yanında çalışanları ve şatafatlı eşyalarıyla açtığı "ev", kısa sürede mahallenin tüm beylerinin aklını başından alır. Ancak Nigar’ın burayı seçmesi tesadüf değildir. O, yıllar önce hayatını karartan, masumiyetini çalan ve onu bu yola iten adamların tek tek bu mahallede toplandığını bilmektedir.
Ona eşlik eden kurnaz, hazırcevap ve fırsatçı Abdi ile birlikte Nigar, geçmişin hesabını sormak için muazzam bir oyun kurar. Kapısından içeri giren her bir "saygın" beyefendi, aslında kendi celladına yürümektedir. Nigar, kadınlığı bir silah olarak değil, bir ayna olarak kullanır; o aynada erkeklerin sadece şehveti değil, korkaklıkları ve zalimlikleri de görünecektir. Bu, sadece bir intikam değil, küllerinden doğan bir kadının tüm dünyaya karşı başlattığı sessiz ama kanlı bir savaştır.
"Bana 'Kanlı Nigar' dedilerse, elimde kılıç olduğundan değil; kalbimdeki o eski yarayı kimselere unutturmadığımdandır."
***
1981 yılı... Türk sinemasının "Erkek egemen" anlatılarını, geleneksel tiyatronun kıvrak zekâsı ve bir kadının haklı öfkesiyle yıktığı o özel yıl. Memduh Ün’ün yönettiği, Sadık Şendil’in ölümsüz tiyatro eserinden uyarlanan Kanlı Nigar, Osmanlı fonunda geçen bir "adalet" arayışıdır. Fatma Girik'in tavizsiz duruşu ile Kemal Sunal'ın (Abdi) kendine has mizahının birleştiği bu film, sadece bir güldürü değil, aynı zamanda toplumsal ikiyüzlülüğün maskesini düşüren bir hiciv ustalığıdır.
Kadının "Cihanyandı" İsyanı
Film, Osmanlı’nın mahalle kültürünü bir laboratuvar gibi kullanarak ahlak, namus ve adalet kavramlarını sorgular.
Namus ve İkiyüzlülük: Nigar, toplumun "kötü yol" dediği yere kendi rızasıyla değil, yine o toplumun saygın addettiği erkeklerin eliyle düşürülmüştür. Onun geri dönüşü, bu erkeklerin gizli günahlarını yüzlerine vurmak içindir.
Mahalle Baskısı ve Otorite: Mahalle sakinlerinin ve yerel otorite figürlerinin Nigar'ın evine karşı takındığı tavır, aslında arzuları ile toplumsal maskeleri arasındaki o bitmek bilmeyen çatışmayı temsil eder.
Geleneksel Tiyatro ve İntikamın Zekâsı
Meddah ve Karagöz Esintileri: Film, anlatı yapısı itibarıyla Geleneksel Türk Tiyatrosu’nun o renkli, ağız kalabalığına dayalı ve durum komedisi yüklü dilini kullanır. Abdi (Kemal Sunal) karakteri, bu yapının "kıvrak zekâlı uşak" tiplemesinin harika bir örneğidir.
Aynalı Odalar ve Tuzaklar: Nigar'ın evi, onu geçmişte kirletenlerin tek tek avlandığı bir tiyatro sahnesine dönüşür. Her bir "misafir", aslında kendi geçmişiyle ve kibriyle yüzleşmeye gelir.
Fatma Girik ve Kemal Sunal Sinerjisi
Devlerin Buluşması: Fatma Girik, "Erkek Fatma" imajını burada soylu bir intikam ateşiyle harmanlar. Kemal Sunal ise filmin dramatik yükünü hafifleten, izleyiciyle hikâye arasında köprü kuran o eşsiz mizahını konuşturur.
Müzik ve Atmosfer: Dönem atmosferini yansıtan dekorlar ve film müziği, izleyiciyi 19. yüzyıl İstanbul’unun arka sokaklarına, o eski mahalle samimiyetine ve gizemine çeker.
Bir Adalet Şöleni ve Toplumsal Aynalık
Kanlı Nigar, izleyiciye "suçlu kim?" sorusunu sordururken kahkahayı da eksik etmez. Kemal Sunal’ın Abdi rolündeki o muazzam sakarlıkları ve kurnazlıkları, filmin sert dramatik yapısını mükemmel bir şekilde dengeler. Finalde Nigar’ın aldığı intikam, aslında tüm ezilmiş kadınların bir zaferi olarak hissedilir. Memduh Ün, bu tiyatro uyarlamasıyla sinemamızın en renkli, en cesur ve en "dişi" hikâyelerinden birine imza atmıştır.