Oyuncular: Mazhar Alanson, Ali Poyrazoğlu, Yaprak Özdemiroğlu, Deniz Türkali, Bülent Kayabaş, Tarık Pabuççuoğlu, Celal Hüsrev, Özkan Uğur, Ayhan Sicimoğlu, Fuat Güner, Hüseyin Kutman, Duygu Ankara, Levent Tülek, Hale Haykır, Sedef İlke Vurtop
Müzisyen Fatih ve Modern Faust Hikâyesi
Fatih barlarda şarkı söyleyen, yaptığı işlerin ve müziğinin anlaşılmamasından şikâyet eden içine kapanık bir müzisyendir. Akşamları çalıştığı barın yanındaki gelinlikçi vitrinindeki mankenle dertleşecek kadar yalnız olan Fatih, bir gece işinden istifa eder ve mankene gerekirse ruhunu şeytana bile satabileceğini söyler. Bunun üzerine şeytan karşısına çıkar ve ruhu karşılığında ona istediği şöhreti ve başarıyı vaat eder. Ancak insanlığın ulaştığı kötülük düzeyi o kadar ileri gitmiştir ki, bu pazarlık sonunda şeytanın kendisi bile değişmek zorunda kalacaktır.
"Ruhunu bana satarsan dünyayı ayaklarının altına sererim... Ama dikkat et, artık insanlar benden daha şeytan olmuş!"
***
1988 yılı... Türkiye’nin 12 Eylül karanlığından sıyrılıp, Özal döneminin getirdiği "köşeyi dönme" felsefesiyle tanıştığı, toplumun hızla maddiyatçı bir yapıya evrildiği o tuhaf ve renkli dönem. Atıf Yılmaz’ın yönettiği Arkadaşım Şeytan, Yeşilçam’ın alışılagelmiş kalıplarını yıkan, fantastik öğeleri sosyolojik bir eleştiriyle harmanlayan son derece cesur bir yapımdır. Sinemamızın "kadın" ve "kentli aydın" meselelerine en duyarlı yönetmeni Atıf Yılmaz, bu filmde ruhunu satmaya hazır bir müzisyen üzerinden dönemin ruhunu masaya yatırır.
Tüketim Toplumu ve Manevi Çöküş
Film, 80’li yılların sonunda Türkiye’de yükselen "başarı ne pahasına olursa olsun" anlayışına yönelik sert bir eleştiri barındırır.
Bireyselleşme ve Yalnızlık: Fatih karakteri, büyük şehrin karmaşasında sesini duyuramayan, sanatı ile geçim kaygısı arasında sıkışan modern insanın temsilidir. Cansız bir mankenle konuşması, toplumsal yabancılaşmanın zirve noktasıdır.
İnsanın Şeytanlaşması: Filmin en çarpıcı noktası, şeytanın bile insanların kibrine, hırsına ve kötülüğüne karşı şaşkınlık yaşamasıdır. Bu, 80'lerin yarattığı yeni "yuppie" kültürünün ve yozlaşan toplumsal ahlakın bir aynasıdır.
Sanatın Metalaşması: Fatih'in ruhunu satarak elde etmeye çalıştığı şöhret, o dönemin hızla yükselen pop müzik ve magazin dünyasının yapaylığını sorgular.
Fantastik Bir Kara Mizah
Faustyen Bir Eleştiri: Dünya edebiyatının kadim "Faust" teması, İstanbul’un gece hayatına ve barlarına taşınmıştır. Ancak burada trajedi değil, absürt bir kara mizah hakimdir.
Şeytan’ın Değişimi: Ali Poyrazoğlu’nun muazzam performansıyla hayat bulan şeytan figürü, klasik "korkutucu" imajdan çıkıp trajikomik bir karaktere dönüşür. İnsanların doyumsuzluğu karşısında şeytanın "insanileşmesi", filmin felsefi derinliğini oluşturur.
MFÖ ve Atıf Yılmaz Ekolü
MFÖ Etkisi: Film, Mazhar Alanson’un (Fatih) oyunculuk yeteneğini kanıtladığı, Özkan Uğur ve Fuat Güner’in de varlığıyla adeta bir MFÖ rüzgârı estirdiği bir yapımdır. Magazin basınında grubun beyazperdedeki bu kolektif duruşu büyük ilgi görmüştür.
Yaprak Özdemiroğlu Fenomeni: Dönemin "femme fatale" imajıyla parlayan Yaprak Özdemiroğlu, filmdeki manken/kadın rolüyle hem estetik bir derinlik katar hem de magazin dünyasının en çok konuştuğu isimlerden biri olur.
Toplumsal Karşılık: Arkadaşım Şeytan, vizyona girdiğinde alışılmış Yeşilçam komedilerinden farklı tarzıyla izleyiciyi şaşırtmıştır. Halk, özellikle Ali Poyrazoğlu’nun canlandırdığı "modern ve kafası karışık şeytan" figürüne büyük ilgi göstermiş; film, entelektüel çevrelerde "Türk sinemasının en özgün fantastik denemelerinden biri" olarak kabul edilmiştir.