Oyuncular: Can Dündar, Neset Ertaş, Erkan Mumcu, Erol Parlak, Hasan Saltık, Bayram Bilge Tokel, Vedat Yıldırım, Feryal Öney, Cengiz Özkan
Bozkırın Kalbinden Gurbetin Soğukluğuna
Belgesel, Neşet Ertaş’ın sıladan uzakta geçirdiği otuz yıllık Almanya yaşamından Türkiye'ye dönüş sürecine, telif hakları mücadelesinden Harbiye Açık Hava Konseri'ndeki büyük heyecanına kadar usta ozanın hayatındaki dönüm noktalarını işler. Hasan Saltık, Bayram Bilge Tokel ve Erol Parlak gibi usta isimlerin detaylı röportajlarıyla şekillenen yapım; "Devlet Sanatçılığı" unvanını "Hepimiz devletin sanatçısıyız, ben halkın sanatçısıyım" diyerek geri çeviren bir abdalın felsefesini ilk kez gün yüzüne çıkarır.
"Aşk biterse yorulur insan, ben daha yorulmadım..."
***
2015 yılı... Türkiye'nin "Bozkırın Tezenesi" Neşet Ertaş’ı sonsuzluğa uğurlamasının üzerinden üç yıl geçmiş, ustanın bıraktığı derin boşluk ve kültürel mirasın ağırlığı toplumun hafızasında tazeliğini korumaktadır. Atalay Taşdiken ve Hacı Mehmet Duranoğlu’nun yönettiği Ah Yalan Dünyada, popüler kültürün metalaştırmaya çalıştığı bir halk ozanının, tüm unvanları reddederek sadece "insan" kalabilme mücadelesini arşiv belgeleri ve tanıklıklarla sunan sarsıcı bir biyografik belgeseldir.
Abdal Geleneği ve Kültürel Aşınma
Film, Anadolu’nun en köklü ve en çok dışlanan kültürlerinden biri olan "Abdal" geleneğinin modern dünyadaki konumunu sorgular.
Gurbet ve Yabancılaşma: Neşet Ertaş’ın Almanya’daki otuz yıllık gurbet hayatı, sadece coğrafi bir uzaklık değil; paranın ve sanayinin hüküm sürdüğü bir düzende, sazıyla ve sözüyle var olmaya çalışan bir Anadolu insanının yalnızlığıdır.
Emeğin Talan Edilmesi: Yıllarca radyolarda, albümlerde kaynak gösterilmeden çalınan, anonimleştirilen türkülerin telif mücadelesi; Türkiye’deki fikri mülkiyet haklarının ve sanatçı sömürüsünün sosyolojik bir vesikasıdır.
Otoriteye Karşı Duruş: Kültür Bakanlığı’nın heykel yapma isteğine ve devlet sanatçılığı tekliflerine verdiği yanıt, Ertaş’ın egemen devlet yapısı karşısında halkın safındaki sarsılmaz yerini belgeler.
Yalan Dünyanın Gerçek İnsanı
Paranın Değersizliği: Ürgüp konserinden dönerken kazandığı tüm parayı yoldaki ihtiyaç sahiplerine dağıtması, onun dünya malıyla kurduğu dervişane ilişkiyi gösterir. "Ah Yalan Dünyada" bestesi, bu felsefenin sanatsal manifestosudur.
Yaşarken Ölmek: Türkiye'de kendisinden haber alınamadığı dönemde "Neşet Ertaş öldü" diyenlere karşı yazdığı şiir ve sitem, kitle iletişim araçlarının ve vefasızlığın insan ruhunda açtığı yaraları gözler önüne serer.
Bir Saygı Duruşu
Hasan Saltık ve Kalan Müzik Etkisi: Müzik dünyasının dâhisi Hasan Saltık’ın arşivcilik refleksleri, filmin belgesel niteliğini artıran en önemli magazinel ve sanatsal unsurdur. Ertaş’ı Türkiye’ye dönmeye ikna eden sürecin perde arkası ilk kez bu kadar net aktarılmıştır.
Harbiye’nin Sessizliği: 2000 yılındaki meşhur Harbiye Açık Hava konseri öncesi usta ozanın "Acaba beni unuttular mı?" endişesi, entelektüel çevreler ile popüler kültürün kesişim noktasında büyük bir edebi tartışma yaratmıştır.
Özel Arşiv Görüntüleri: Almanya’daki mütevazı yaşamı sırasında bir restoranda her türlü lüks yiyecekle donatılan masada sadece kuru ekmek ve çorba istemesi gibi detaylar, onun şöhret parıltısından ne kadar uzak yaşadığının magazin basınına yansıyan en vurucu kanıtıdır.