Yusuf ile Kenan (1979)


 


Tür: Dram
Yönetmen: Ömer Kavur
Oyuncular: Cem Davran, Tamer Çeliker, Hakan Tanfer, Yalçın Avşar, Şevket Avşar, Suna Sümer, Sadettin Erbil, Gülten Kaya, Engin Gürmen, Mahmut Gökgöz, Adnan Karabacak, İsmail Yüksel, Ehat Alinçe, Hakkı Kıvanç, Ahmet Erkuş, Osman Görgen, Seden Kızıltunç, Nurdan Zobu, Güner Ümit


Kardeşliğin Şehirle İmtihanı

Köyde çobanlık yapan Yusuf ve Kenan, babalarının bir kan davasına kurban gitmesiyle yapayalnız kalırlar. Ellerindeki tek umut, İstanbul’daki Ali Amca’dır. Dev binaların, bitmek bilmeyen kalabalığın ve yabancı bakışların arasında amcalarını ararken, şehrin onları yutmaya başladığını fark etmezler.

Tam umutları biterken karşılarına çıkan Böcek, onlara sokakların raconunu öğretmeye niyetlidir. Ancak İstanbul, kardeşlerin arasına etten bir duvar örer. Kenan, dürüst kalarak amcasını bulma hayaline tutunurken; Yusuf, karnını doyurmak için Böcek’in dünyasına, suçun karanlığına doğru adım atar. İki kardeşin yolları, sadece bir şehirde değil, iki farklı vicdan dünyasında birbirinden sonsuza dek ayrılacaktır.


"İstanbul büyüktü, biz küçüktük; o yedi, biz bittik."

***

1979 yılı... Türkiye’nin büyük şehirlere göç dalgasıyla sarsıldığı, sokakların sahipsiz çocuklarla dolup taştığı ve "varoş" kavramının henüz yeni yeni filizlendiği o hüzünlü yıl. Yusuf ile Kenan, Ömer Kavur’un usta yönetmenliğinde ve Onat Kutlar’ın senaryosuyla, Yeşilçam’ın o bilindik melodram kalıplarını yırtıp atan, belgesel tadında bir "sokak çocukları" destanıdır.

İşte masumiyetin İstanbul’un beton labirentlerinde kayboluşunun anatomisi:


"Büyük Şehir Canavarı" ve Göç

Film, 70’lerin sonunda Anadolu’dan İstanbul’a kaçan binlerce umut dolu insanın karşılaştığı o buz gibi gerçeği iki çocuğun gözünden anlatır.

  • Kan Davası ve Kökünden Kopuş: Yusuf ve Kenan’ın hikâyesi bir ölümle başlar. Köydeki feodal düzen (kan davası), onları şehrin vahşi kapitalist düzenine fırlatır. Bir zulümden kaçarken bir başka bataklığa düşerler.

  • Sokak Çocukları Gerçeği: Film, dönemin İstanbul’unu bir kartpostal gibi değil; evsizlerin, hırsızların ve "Böcek" gibi hayatta kalmak için suçtan başka çaresi kalmamış çocukların mekanı olarak gösterir.


Masumiyetin İki Farklı Yolu

Filmin kalbinde, aynı kaderi paylaşan iki kardeşin ahlaki yol ayrımı yatar.

  • Kenan (Direniş ve Ahlak): Kenan, İstanbul’un tüm kirine rağmen babasından ve köyünden getirdiği o saf dürüstlüğü korumaya çalışır. Onun için amcayı bulmak, bir "kök" bulmaktır.

  • Yusuf (Teslimiyet ve Suç): Yusuf, açlığın ve çaresizliğin baskısıyla sistemin (ve Böcek’in) sunduğu kolay yola, yani suça meyleder. Bu, bir kötü niyetten ziyade, "hayatta kalma" içgüdüsünün galip gelmesidir.

  • Böcek Figürü: Böcek, aslında Yusuf ve Kenan’ın "eğer amcalarını bulamazlarsa" dönüşecekleri gelecektir. Sistemin sokaklara terk ettiği bir çocuğun, başka çocukları da kendi karanlığına çekme çabası filmin en trajik unsurudur.


Ömer Kavur Sineması

  • Gerçekçilik: Ömer Kavur, stüdyo ışıklarını değil, İstanbul’un karanlık ara sokaklarını, metruk binaları ve soğuk gar binalarını kullanır. Bu mekan kullanımı, çocukların çaresizliğini izleyicinin iliklerine kadar hissettirir.

  • Çocuk Oyuncular: Profesyonel olmayan çocuk oyuncuların o duru ve yapaylıktan uzak performansları, filmi bir kurgudan çok bir "tanıklık" haline getirir.


Sinemada Çocuk İmajının Devrimi

Yusuf ile Kenan, vizyona girdiğinde Türk sinemasında "çocuk" imajını değiştiren bir devrim yarattı. O güne kadar hep gülen, şarkı söyleyen ya da sadece ağlayan "zengin çocuk-fakir çocuk" şablonlarından sıyrılıp; toplumun en alt tabakasındaki çocukların çıplak gerçeğini gösterdi. Milano Film Festivali'nde aldığı "Altın Şehir" ödülüyle uluslararası alanda da yankı uyandırdı. Toplumda, göçün yarattığı sosyal tahribat ve sokaktaki sahipsiz hayatlar üzerine derin bir tartışma başlattı.