Yönetmen: Natuk Baytan
Oyuncular: Kemal Sunal,
Ülkü Özen, Ali Şen, Turgut Özatay, Reha Yurdakul, Necdet Kökes, Nizam
Ergüden, Yadigar Ejder, Hakkı Kıvanç, Celal Donat, Renan Fosforoğlu, Süheyl
Eğriboz, Kudret Karadağ, Zeki Alpan, Arap Celal, Ali Demir, Muhteşem
Durukan, Selahattin Fırat, Sabahat Işık, Seyfettin Karadayı, Haydar Karaer,
Ahmet Kostarika, Erdoğan Seren, Ahmet Sert, Zeki Sezer, Baki Tamer, Çetin
Tolbaş, Zehra Uçar, Niyazi Vanlı, Yusuf Çağatay, Orhan Çoban, Nermin Özses
Bir Şans Meleğinin Trajikomik Yükselişi
Rıfkı, babasından kalan tarlaları satıp parayı cebe koymak için Almanya’dan köyüne döner. Amacı sessizce işini halledip gitmektir ama kader ağlarını bir "radyo haberiyle" örer. Köylülerin en kurak dönemde yağmur duasına çıktığı an, Rıfkı’nın radyo sayesinde bildiği yağmurun yağması, onu bir anda köyün "ermişi" yapıverir.
Artık Rıfkı ne yapsa mucizedir! Üflediği kötürümler ayağa kalkar (korkudan!), kısmeti kapalılar evlenir (tesadüfen!). Bu "mucizevi" popülerlik, köyün açgözlü siyasilerinin ve belediye başkanı adaylarının iştahını kabartır. Rıfkı, istemeden girdiği bu seçim yarışında rakiplerinin rüşvet teklifleriyle, tehditleriyle ve köylünün bitmek bilmeyen talepleriyle karşı karşıya kalır. Finalde "üçkağıtçı" olduğu anlaşıldığında ise; asıl üçkağıtçının Rıfkı mı, yoksa onu ilahlaştıran ve bu durumdan çıkar sağlayan sistem mi olduğu sorusu akıllarda asılı kalır.
***
1981 yılı... Türkiye’nin toplumsal yapısının sarsıldığı, geleneksel değerlerin yerini "fırsatçılığa" bıraktığı ve Kemal Sunal sinemasının en sivri dilli siyasi hicivlerinden birinin doğduğu yıl. Üç Kağıtçı, Natuk Baytan’ın o kendine has "absürt" dünyasında; cehaletin, inanç sömürüsünün ve yerel siyasetin ne kadar kolay manipüle edilebileceğini kahkahalarla anlatan bir aynadır.
"Ölü gözünden yaş, Rıfkı’dan taş bekleyen" köylülerin ve tesadüflerin efendisi Rıfkı’nın analizi:
***
Hurafe ve Otorite Boşluğu
Film, 80 darbesi sonrası Türkiye’sinin o puslu havasında, halkın umudunu rasyonel çözümlerde değil, "mucizelerde" aramasını eleştirir.
-
İnanç Sömürüsü: Rıfkı’nın tamamen tesadüf eseri (radyodan hava durumunu dinleyerek) yağmur yağdırması, kitlelerin bir "kurtarıcıya" ne kadar aç olduğunu ve sorgusuz sualsiz birini "ermiş" ilan edebileceğini gösterir.
-
Belediye Seçimleri ve Yolsuzluk: Rıfkı’nın adaylığı üzerinden yürütülen kampanya, Türk sinemasındaki en sert siyasi taşlamalardan biridir. Rüşvetler, çıkar grupları ve "halk için değil, cep için" yapılan siyasetin o dönemdeki komik ama bir o kadar da acı fotoğrafıdır.
"Almancı" ve "Yerli" Farkı
-
Gurbetçi Bakışı: Rıfkı (Kemal Sunal), Almanya’dan gelmiştir. Bu, onun köye hem "dışarıdan" bakabilmesini hem de köydeki çarkların nasıl bozuk döndüğünü daha net görmesini sağlar.
-
Şansın Adaleti: Filmde Rıfkı aslında kimseyi dolandırmak için yola çıkmaz; olaylar onu "üçkağıtçı" olmaya zorlar. Halkın ona yüklediği "keramet" vasfı, aslında halkın kendi cehaletinden kaynaklanır.
Natuk Baytan’ın "Aşırı" Dünyası
-
Natuk Baytan İmzası: Hızlı kurgu, abartılı ses efektleri ve sahneler arasındaki dinamizm, filmi sıkıcı bir sosyal dramdan çıkarıp, aksiyon dolu bir komediye dönüştürür.
-
Kemal Sunal Karizması: Rıfkı, Sunal’ın en "akıllıca" saflık yaptığı karakterlerden biridir. Kötüleri kendi silahlarıyla vuran, zekasını kurnazlığıyla birleştiren bir halk kahramanı portresi çizer.
Toplumda Nasıl Karşılık Buldu?
Üç Kağıtçı, halkın kendi cehaletine ve siyasi tercihlerine dışarıdan, kahkahalarla bakmasını sağladı. Filmdeki "yağmur duası" ve "üfürükçülük" sahneleri, Türkiye’deki batıl inançlar ve din sömürüsü üzerine yapılmış en etkili eleştiriler arasında kabul edilir. Rıfkı karakteri, "şanslı bir dürüstün, kurnaz bir düzenbaza dönüşme" sürecinin en sempatik örneğidir