Sivas (2014)


Tür: Dram
Yönetmen: Kaan Müjdeci
Oyuncular: Okan Avcı, Çakır, Ezgi Ergin, Banu Fotocan, Doğan İzci, Muttalip Müjdeci, Hasan Özdemir, Furkan Uyar, Hasan Yazılıtaş, Ozan Çelik


Bozkırda Bir "Prens"lik Mücadelesi

11 yaşındaki Aslan, okulda sergilenecek olan piyeste "prens" rolünü en çok isteyen çocuktur. Ancak rolü, aynı zamanda hoşlandığı Ayşe’ye aşık olan muhtarın oğluna kaptırınca hayalleri yıkılır. Tam da bu yenilgi hissiyle boğuşurken, dövüş meydanında ölüme terk edilmiş, görkemli ama yaralı bir Kangal olan Sivas'ı bulur.

Aslan, Sivas'ı iyileştirerek onu kendi "gizli silahı" haline getirir. Sivas dövüşleri kazandıkça, Aslan da köydeki itibarını artırır ve Ayşe'nin ilgisini yeniden kazanmayı başarır. Ancak bu zaferlerin bedeli ağırdır. Sivas'ın başarısı yetişkinlerin kirli dünyasının ve muhtarın dikkatini çekince, Aslan kendini bir seçim yapmak zorunda bulur: Ya çocuk kalıp "prens"lik hayali kuracaktır ya da Sivas üzerinden yetişkinlerin o acımasız ve karanlık güç oyunlarına dahil olacaktır.


"Büyümek, biraz da kendi Sivas'ını dövüş meydanına bırakmak zorunda kalmaktır." 

***

2014 yılı... Anadolu’nun ayazı, tozlu yolları ve "erkeklik" sınavlarının tam kalbi. Kaan Müjdeci’nin Venedik Film Festivali’nden Jüri Özel Ödülü ile dönen bu yapıtı, masumiyetin bozkırın sertliğiyle ezildiği sarsıcı bir büyüme hikâyesidir. Sivas, sadece bir çocuk ve köpek hikâyesi değil; bir çocuğun "prens" olma hayalinden, bir "gladyatör" sahibi olma gerçeğine sert geçişinin anatomisidir.

İşte çocukluk düşlerinin kanlı dövüş sahalarıyla çarpıştığı o sert hikâyenin analizi:


Bozkırda "Erkek Olmak"

Film, Anadolu’nun kırsalında büyümenin, aslında erkenden "yaşlanmak" ve sertleşmek olduğunu gösterir.

  • Piyes vs. Gerçeklik: Okuldaki Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler piyesi, karakterlerin çocuksu yanını temsil eder. Aslan, "prens" olup Ayşe’yi (prensesi) kazanmak isterken; hayat ona "prens" olmanın yolunun masallardan değil, gücü elinde tutmaktan geçtiğini fısıldar.

  • Güç Hiyerarşisi: Köy hayatında otorite muhtarın ve yetişkinlerin elindedir. Aslan, yaralı bir köpek olan Sivas'ı kurtararak aslında kendi otoritesini ve "söz sahibi olma" hakkını kazanmaya çalışır.


Masumiyetin Yitimi ve "Sivas" Metaforu

Filmin kalbinde, Aslan ile Sivas arasındaki o karanlık ama samimi bağ yatar.

  • Sivas Bir Aynadır: Köpek Sivas, aslında Aslan’ın dünyadaki duruşunun bir yansımasıdır. Sivas kazandıkça Aslan büyür, Sivas kanadıkça Aslan’ın çocukluğu yara alır.

  • Hızlı Olgunlaşma: Muhtarın ve diğer yetişkinlerin işin içine girmesiyle, Aslan artık sadece bir "sahip" değil, bir "tüccar" ve "stratejist" gibi davranmaya zorlanır. Prenses Ayşe, bu güç savaşında geride kalan hüzünlü bir çocukluk hatırasına dönüşür.


Doğan İzci’nin Doğal Dehası

  • Oyunculuk: Başroldeki Doğan İzci, profesyonel bir oyuncu gibi değil, o toprakların bir parçası gibi oynayarak izleyiciyi karakterin her hayal kırıklığına ortak eder.

  • Görsel Dil: Film, bozkırın uçsuz bucaksızlığını ve klostrofobik köy odalarını o kadar gerçekçi bir dille sunar ki; soğuğu ve tozun kokusunu adeta hissedersiniz. Minimalist ama sarsıcı bir sinematografiye sahiptir.


Bozkırın Kanlı Aynası: Sivas

Sivas, özellikle yurt dışındaki festivallerde büyük ses getirdi ve Türkiye'nin Oscar adayı seçildi. Köpek dövüşü gibi sert ve etik açıdan tartışmalı bir konuyu merkezine alması eleştirilse de; filmin asıl derdinin "şiddetin nasıl üretildiği ve miras bırakıldığı" olduğu anlaşıldığında büyük takdir topladı. Anadolu insanının doğayla ve hayvanla kurduğu o çiğ ama gerçek ilişkiyi tüm çıplaklığıyla yansıttığı için Türk sinemasının modern klasikleri arasına girdi.