Deli Deli Olma (2009)




Tür: Komedi, Dram, Tarih
Yönetmen: Murat Saraçoğlu
Oyuncular: Tarık Akan, Şerif Sezer, Levent Tülek, Zuhal Topal, Korel Cezayirli, Cemile Nihan, Havin Funda Saç, Ozan Erdoğan, Murat Aydın, Halil Kumova, Nesrin Yıldırım, Yeşim Ceren Bozoğlu, Muhammed Cangören, Deniz Arna, Barış Üregül, Umurbey Taşgın, İsrafil Parlak, Aygun Tevfik Hiçyılmaz, Nihal Tercan, Özlem Dilber, Levent Uzunbilek, İbrahim Coşkun, Osman Karahan, Çağla Acar, Şerif Ağdaş, Yılmaz Bulut, Ali Değirmencioğlu, Dostcan Sakar, Ezgi Uyulmaz, Zahide Acar, Bahattin Yıldızoğlu, Mahmut Karataş


Karlar Altında Saklı Bir Ezgi

Kars’ın dondurucu soğuğunda, herkesin birbirini tanıdığı bir köyde Mişka, kendi iç dünyasında yaşayan bir "yabancı"dır. Değirmeni durmuş, parası bitmiş, ama onuru ilk günkü gibi tazedir. Köyün en huysuz kadını Popuç ise adeta Mişka’yı köyden sürmeye yemin etmiştir. Ona olan nefreti o kadar büyüktür ki, ismini duymaya bile tahammül edemez.

Ancak hikâyeye Popuç’un torunu Alma ve Mişka’nın müzik tutkusu dâhil olunca, buzlar yavaş yavaş erimeye başlar. Mişka, Alma’ya piyano çalmayı öğretirken aslında ona hayatın estetiğini ve hoşgörüyü miras bırakır. Filmin sonunda, Mişka’nın ölümüyle birlikte ortaya çıkan o büyük sır; Popuç’un yıllardır neden bu kadar öfkeli olduğunu ve kalbinde hangi yarayı taşıdığını gözler önüne serer. O meşhur "piyano taşıma" sahnesi, aslında bir cenaze töreninden ziyade, bir aşkın ve bir kültürün görkemli vedasıdır.


"İnsan, sadece sevdiği şeyi kaybettiğinde değil,
sevildiğini unuttuğunda da 'deli' olur."

***

2009 yılı... Türk sinemasının o hırçın Kars ayazını, kaybolmaya yüz tutmuş kültürlerin sıcaklığıyla ısıttığı, Tarık Akan’ın beyaz perdedeki son ve en dokunaklı vedalarından biri olan o özel yıl. Deli Deli Olma, sadece bir göç hikâyesi değil; unutulmuş bir halkın (Malakanlar), paslanmış bir piyanonun ve elli yıl boyunca kalbe gömülmüş bir aşkın sarsıcı senfonisidir.

Murat Saraçoğlu’nun yönettiği bu film, Doğu Anadolu’nun sert coğrafyasında, "farklı" olanın yalnızlığını ve aslında hepimizin ne kadar "insan" olduğunu anlatır.


Malakanlar’ın Sessiz Vedası

Film, Türkiye tarihindeki en az bilinen topluluklardan biri olan Malakanlar üzerinden bir kimlik okuması yapar.

  • Malakan Kültürü: 93 Harbi sonrası Kars’a yerleşen Malakanlar, barışçıl yaşamları, tarımdaki ustalıkları ve değirmencilikleriyle bilinirler. Mişka (Tarık Akan), bu kültürün son temsilcilerinden biridir. Onun yalnızlığı, aslında bir tarihin silinişidir.

  • Modernleşmenin Soğuk Yüzü: Mişka’nın su değirmeninin, elektrikli makineler karşısında yenik düşmesi; sadece bir işin bitişi değil, emeğin ve zanaatın teknolojiye kurban edilmesidir.


Nefretin Arkasındaki Büyük Sır

Filmin motor gücü, Popuç (Şerif Sezer) ve Mişka arasındaki bitmek bilmeyen gerilimdir.

KarakterDuygusal DurumuTemsil Ettiği Duygu
Mişka (Tarık Akan)Sessiz, yorgun, geçmişin yükünü taşıyanHafıza, sürgünlük ve sessiz direniş
Popuç (Şerif Sezer)Sert, kırgın, içe kapanmışKaybın yarattığı öfke ve bastırılmış duygular
Alma (Mişka'nın torunu)Meraklı, yaratıcı, açıkUmut, değişim ve geçmiş ile gelecek arasında köprü
  • Popuç’un Öfkesi: Şerif Sezer’in müthiş oyunculuğuyla hayat bulan Popuç’un Mişka’dan nefret etme sebebi aslında çok derindir. Bu nefret, yıllar önce kavuşulamamış bir aşkın, hayal kırıklığının ve toplumsal baskıların bir dışavurumudur.

3. Sanatsal Yansımalar: Bir Piyano, Bin Hikâye

  • Müziğin Gücü: Mişka’nın evindeki o eski piyano, filmin en güçlü metaforudur. Köyün ortasında, karların arasında duyulan piyano sesi; evrenselliğin, sanatın ve ruhun hiçbir "sınır" veya "töre" tanımayacağının kanıtıdır.

  • Tarık Akan’ın Vedası: Tarık Akan, hayatının bu son demlerindeki rolünde, adeta kelimelere ihtiyaç duymadan sadece bakışlarıyla bir devrin kapanışını özetlemiştir.


Ötekinin En Naif Hali

Deli Deli Olma, Türk sinemasında "azınlık" ve "öteki" kavramlarına en naif yaklaşan filmlerden biri oldu. Kars’ın yerel dokusunu, halkın saflığını ve Malakanlar’ın hüzünlü tarihini geniş kitlelere tanıttı. Tarık Akan ve Şerif Sezer’in Yol filminden yıllar sonra tekrar bir araya gelmesi ise sinemaseverler için unutulmaz bir nostalji ve saygı duruşu niteliği taşıdı.