Tür: Komedi
Yönetmen: Natuk Baytan
Oyuncular: Kemal Sunal, Adile Naşit, Ali Şen, Ünal Gürel, Macit Flordun, Necdet Yakın, Atilla Er-gün, Kamer Baba, Hakkı Kıvanç, Ayfer Feray, Arap Celal, Yadigar Ejder, Rukiye Göreç, Bedri Uğur, Hasan Örnek, Abdi Algül, Orhan Alkan, Hayri Arlı, Bahri Ateş, Natuk Bay-tan, İhsan Bilsev, Timuçin Çaymaz, Mustafa Dik, Sadettin Erbil, Hamit Haskabal, İbra-him Kurt, Devrim Parscan, Rıza Pekkutsal, Yavuz Şeker, Yusuf Sezer, Rıza Tüzün, Mehmet Uğur, İhsan Yüce, Dinçer Çekmez, Cengiz Öktem, Zafer Önen, Nermin Özses, Ferhat Ünal
Sakarlığın Adaletle Dansı
Köyünde kendi halinde yaşarken, İstanbul’dan gelen "miras" haberiyle yola çıkan Şakir, şehre adım attığı an farkında olmadan bir savaşın içine girer. Amcasının mirasına konmak isteyen Hacı Şen, Şakir’i yok etmek için İstanbul’un en tehlikeli kiralık katillerini ve kabadayılarını devreye sokar. Ancak Şakir’in öyle bir "silahı" vardır ki, ne kurşun ne de yumruk ona işler: Kontrol edilemeyen sakarlık!
Şakir, çay içerken dükkan batırır, yürürken kabadayı devirir, otobüste yanlışlıkla hayat kurtarır. Peşindeki Gardrop Fuat’ı çıldırtan, kiralık katilleri emekli eden bu "beceriksiz kahraman", aslında şehre kendi doğal kaosunu getirmiştir. Finalde tüm mirası elinin tersiyle itip (veya havaya uçurup) köyüne dönmesi; paranın ve şehrin hırsının, Şakir’in o temiz dünyasını kirletemeyeceğinin en gürültülü kanıtıdır.
***
1977 yılı... Türkiye’nin iç göçle çalkalandığı, İstanbul’un "taşı toprağı altın" denilerek akın akın gelen yabancıları yutmaya çalıştığı o karmaşık dönem. Natuk Baytan’ın absürt mizah anlayışıyla Kemal Sunal’ın eşsiz oyunculuğunun birleştiği Sakar Şakir, aslında modern şehir hayatının kurnazlığına karşı "saf sakarlığın" kazandığı bir zafer ilanıdır.
***
Şehir Çakallarına Karşı Saf Anadolu
1970'lerin sonu, İstanbul’un mahalle kültürünün yavaş yavaş "köşeyi dönme" hırsıyla zehirlendiği yıllardır.
"Sakar" Bir Kalkan: Şakir, aslında Anadolu’nun saflığını temsil eder. İstanbul’daki akrabası Hacı Şen (Ali Şen) ise paraya tapan, kumpasçı şehirli tiplemesidir. Şakir’in sakarlığı, bu kurnaz düzenin içinde bir "savunma mekanizması"na dönüşür. Onun istemsizce yıktığı her şey, aslında yozlaşmış bir sistemin parçasıdır.
Kabadayılık Kültürü ve Gardrop Fuat: Ünal Gürel’in efsanevi Gardrop Fuat karakteri, o dönemin mahalle kabadayısı imajının bir parodisidir. Şakir’in bu devasa adamı sadece sakarlıklarıyla (ve meşhur "yanıyorsun Fuat Abi!" repliğiyle) alt etmesi, kaba kuvvetin zekâ ve talih karşısındaki çaresizliğini gösterir.
Natuk Baytan’ın Çizgi Roman Estetiği
Karikatürize Şiddet: Baytan, bu filmde fiziksel komedinin sınırlarını zorlar. Havada uçan masalar, bir türlü patlamayan bombalar ve ritmik kovalamacalar, filmi bir "canlı kanlı çizgi film" havasına sokar.
Görsel Mizah: Şakir’in dükkânı havaya uçurması veya mirası bir "oyun" gibi görmesi, Yeşilçam’ın o dönemdeki ağır dram havasından sıyrılıp halkı tamamen deşarj etme amacını taşır.
"Yedi Bela Hüsnü"ye Giden Yol
Ali Şen & Kemal Sunal Dinamiği: Magazin basını ve sinema tarihçileri, Ali Şen (Hacı Şen) ve Kemal Sunal arasındaki o "ezeli rakip" enerjisinden çok bahseder. Bu ikili, Türk sinemasının "kedi ve fare" oyunu gibidir; biri hep plan kurar, diğeri hep bozup üstüne bir de zengin olur.
Fenomen Replikler: Film, üzerinden 50 yıl geçse de hala sosyal medyada ve günlük dilde yaşayan replikler üretmiştir. "Lütfen rica ederim!", "Gardrop Fuat" ve "Miras" sahneleri hala her yaştan izleyiciyi güldürebilen nadir eserlerdendir.
Toplumda Nasıl Karşılık Buldu?
Sakar Şakir, Türk halkının "ezilen ama şansıyla kazanan" karaktere olan özlemini doyurdu. Halk, Şakir’in devirdiği her masada kendi dertlerinin de devrildiğini hissetti. Film, "kurnaz olmasan da, dürüst ve doğal kalırsan kader seni korur" mesajını o kadar eğlenceli verdi ki, sinema tarihimizin en çok izlenen ve tekrarlanan komedilerinden biri oldu.