Korkusuz Korkak (1979)



Tür: Macera, Komedi
Yönetmen: Natuk Baytan
Oyuncular: Kemal Sunal, Ayşin Atav, Turgut Özatay, Nejat Gürçen, Hikmet Taşdemir, Belkıs Dilligil, Rıza Pekkutsal, Zafer Önen, Ekrem Gökkaya, Hakkı Kıvanç, Aynur Akkum, Renan Fosforoğlu, Süheyl Eğriboz, Zeki Alpan, Yavuz Şeker, Yadigar Ejder, Arap Celal, Bedri Uğur, Orhan Çoban, Remziye Fırtına, Niyazi Gökdere, Zeki Tüney, Erdoğan Seren, Çetin Başaran, Giray Alpan, İhsan Özenç, Yılmaz Kurt, Dündar Aydınlı, Kamer Baba, Yaşar Şener, Muhteşem Durukan, Ajlan Aktuğ, Bahri Ateş, Yılmaz Meydaneri, Abdullah Kıvırcık, Ayten Koçak, Kadir Kök, Muzaffer Nebioğlu, Yusuf Çağatay, Apo, Ali Demirel, Gülçin Akçay, Orhan Alkan, Doğan Bavli, Timuçin Caymaz, Sadettin Erbil, Sait Ergenç, Nuri Ergün, Ünal Gürel, Muharrem Gürses, Göksel Kortay, Devrim Parscan, Ayton Sert, Ersan Uysal, Ahmet Uz, Avni Yalçın


Azrail ile Dalga Geçen Adam

Sıradan bir devlet dairesinde, evrakların ve tozlu rafların arasında kaybolmuş olan Mülayim, hayatı boyunca "aman tadımız kaçmasın" diyerek yaşamış bir odacıdır. Ta ki bir hastane odasında, doktorun ağzından dökülen "Altı ay ömrün kaldı" cümlesini duyana dek... O andan itibaren Mülayim için gökyüzü daha mavi, yemekler daha lezzetli, ama en önemlisi patronlar ve kabadayılar daha küçük görünmeye başlar.

Kendini öldürmesi için bir kiralık katil (Gaddar Kerim) tutacak kadar hayatı tiye alan Mülayim, mahallenin başına bela olan çetelere, haksızlık yapan ev sahiplerine ve rüşvetçi sisteme karşı tek başına bir orduya dönüşür. Onun silahı tabanca değil, ölümün getirdiği sınırsız cesarettir. Bombanın üzerine oturan, kurşunlara kafa atan bu adam, aslında 70'lerin sonunda her gün "yarın ne olacak?" diye titreyen bir topluma, korkunun ecele faydası olmadığını kahkahalarla anlatmaktadır. Finalde raporların karıştığını öğrendiğinde ise, asıl trajedi ve komedi o zaman başlayacaktır: Artık yaşamak zorundadır ve karşısında hala öldürülmeyi bekleyen bir Mülayim vardır!

Korkusuz Korkak (1979) - Orijinal Film Afişi, Yeşilçam Afişleri

1979 yılı... Türkiye’nin siyasi suikastlarla, bitmek bilmeyen kuyruklarla ve ekonomik buhranla boğuştuğu o en karanlık, en "tekinsiz" yılı. Natuk Baytan’ın yönettiği ve Kemal Sunal’ın devleştiği Korkusuz Korkak, aslında bir kara komedi (black comedy) şaheseridir. Ölüm korkusunun, ölme garantisiyle yenildiği bu absürt hikaye, dönemin toplumsal cinnetine tutulmuş en eğlenceli aynadır.


Ölümün Sıradanlaşması

1979 Türkiye'sinde sokaktaki şiddet o kadar kanıksanmıştır ki, filmdeki suikast girişimleri ve bombalar izleyiciye "normal" gelir.

  • Korkusuzluk Paradoksu: Mülayim, devlet dairesinde ezilen, ev sahibi tarafından azarlanan, silik bir figürdür. Ancak öleceğini öğrendiği an, sistemin ona dayattığı tüm "korku prangalarını" kırar. Bu, 79 yılında her gün ölüm haberi alan Türk halkının bilinçaltındaki "Zaten öleceğiz, bari dik duralım" isyanının sinematik bir yansımasıdır.

  • Bürokrasi Eleştirisi: Hastanedeki raporların karışması, devlet kurumlarındaki ciddiyetsizliğin ve sistemin insan hayatına verdiği "değersizliğin" absürt bir eleştirisidir. Bir memur hatası, bir adamı kahramana ya da kurbana dönüştürebilir.


"Geleceksizliğin" Özgürlüğü

  • Enflasyon ve Geçim Derdi: Mülayim’in o meşhur "geçinememe" sahneleri, 70’lerin sonundaki hiperenflasyonun bir özetidir. Ancak altı aylık ömrü kaldığını sanan bir adam için enflasyon, kira artışı veya işsizlik artık birer mizah unsurudur. Para, ancak harcandığında bir anlam ifade eder; biriktirmek ise artık saçmalıktır.

  • Piyango ve Şans: Mülayim’in piyangodaki şansı, umudun sadece "mucizelere" ve "şansa" kaldığı bir toplumun ekonomik çaresizliğini temsil eder.


Natuk Baytan Ekolü

  • Absürt Kötü Karakterler: Natuk Baytan, Türk sinemasına "karikatürize edilmiş kötülüğü" getiren isimdir. Gaddar Kerim (Dinçer Çekmez) ve onun meşhur "Mazlum'u getirin bana!" repliği, magazin gündeminden sokaktaki çocukların diline kadar her yere yayılmıştır. Dinçer Çekmez’in performansı, Kemal Sunal ile olan o zıt kutup enerjisiyle efsaneleşmiştir.

  • "Mülayim Sert" İsmi: Karakterin ismi bile bir kelime oyunudur. Başta "Mülayim" (yumuşak başlı) olan karakterin, ölüm haberiyle "Sert" bir kayaya dönüşmesi, dönemin sinema eleştirmenleri tarafından "Toplumsal karakter değişimi" olarak yorumlanmıştır.


Toplumda Nasıl Karşılık Buldu?

Film, halkın içindeki "ezilmişlik" duygusuna harika bir deşarj imkanı sundu. Mülayim’in kabadayılara attığı her tokat, aslında hayatın zorluklarına atılmış bir tokat gibi algılandı. Gaddar Kerim ve Mülayim ikilisi, Türk sinemasının en ikonik "av-avcı" parodilerinden biri olarak klasikleşti.