Tür: Komedi, Dram
Yönetmen: Zeki Ökten
Oyuncular: Kemal Sunal, Sevda Ferdağ, Bilge Zobu, Şevket Altuğ, Sevil Üstekin,
Feridun Çölgeçen, Mine Zeren, Diler Saraç, Güner Sümer, Mete Sezer, Yüksel
Gözen, Can Kolukısa, Fatoş Tez, Ekrem Dümer, Güler Ökten, Serpil Baykun, Itır
Gürdemirel, Hikmet Gül, Sabahat Işık, Gülten Ceylan, Nisan Akman, Mürüvvet
İşsever, Özcan Özgür, Ünal Gürel, Sacide Keskin, Füsun Kokucu, Mücap Ofluoğlu,
Suna Pekuysal, Mürüvvet Sim, Türker Tekin, Dinçer Çekmez, Zafer Önen, Gazanfer
Özcan
Bodrum Kattan Gelen İktidar
İstanbul'un gürültülü sokaklarından birinde, sıradan görünen bir apartman... Bu binanın en alt katında, çocukları ve karısıyla yaşayan Seyyid, herkesin "koş" dediğinde koştuğu, "al" dediğinde aldığı sıradan bir kapıcıdır. Ama Seyyid'in gözleri, apartman sakinlerinin kapalı kapılar ardındaki her sırrını bir kamera gibi kaydeder.
Kimin borcu var, kim kiminle gizli buluşuyor, kim yalan söylüyor... Seyyid, bu bilgileri birer birer altına çevirmeyi başarır. Yöneticinin otoritesini sarsar, ev sahiplerini birbirine düşürür ve sonunda herkesin ona muhtaç olduğu bir ağ kurar. Sırtında taşıdığı çöpler aslında binanın kirli çamaşırlarıdır. Günün sonunda, o hor görülen kapıcı, elindeki süpürgesiyle sadece merdivenleri değil, apartmanın mülkiyet yapısını da süpürecek ve o çok katlı beton yığınının "Kralı" olacaktır.
"Kusura bakma beyim, bizde her şeyin bir tarifesi var. Çöp toplamak bedava ama huzur bulmak parayla!"
1976 yılı... Türkiye'nin çok katlı binalara hapsolduğu, komşuluk ilişkilerinin yerini "apartman yönetmeliğine" bıraktığı bir dönem. Zeki Ökten'in yönettiği Kapıcılar Kralı, Türk sinemasının en keskin toplum analizlerinden biridir. Film, bir apartman dolusu insanın zaaflarını, kibrini ve çaresizliğini, bodrum kattan gelen bir "sokak dehasının" gözünden sarsıcı bir mizahla anlatır.
Apartman Mikro-Kozmosunda İktidar Savaşı
Film, dikey mimarinin getirdiği yeni sosyal hiyerarşiyi bir laboratuvar titizliğiyle inceler.
-
Aşağıdakiler ve Yukarıdakiler: Seyyid, bodrum katın rutubetinden yukarıdaki "beylerin" dünyasına bakarken, onların modernitesinin ne kadar kırılgan olduğunu görür. Üst kattakiler onu sadece bir "hizmetli" olarak kodlarken, Seyyid onları her türlü zaafıyla (kumar, aşk, rüşvet) avucunun içine alır.
-
Otoritenin Karikatürize Edilmesi: Emekli Albay (Bilge Zobu) üzerinden, kışla disiplininin sivil hayatın "şark kurnazlığı" ve ekonomik kaosu karşısında nasıl çaresiz kaldığı gösterilir. Albay'ın disiplini, Seyyid'in tüp kuyruğundaki "arabuluculuğu" kadar prim yapmaz.
Bilgi ve Hayatta Kalma Sanatı
-
Enflasyonun Kralı: 70'lerin mal darlığı ve karaborsa ortamında Seyyid; ekmek, gazete ve tüp gibi temel ihtiyaçların "dağıtıcısı" olarak gizli bir iktidar kurar. Onun için her daire bir kâr kapısı, her sır bir yatırım aracıdır.
-
Sessiz Devrim: Filmin sonunda Seyyid'in apartmana ortak olması, Türk sinemasında "mazlumun zaferi" temasının en gerçekçi ve en kurnazca işlenmiş halidir. Seyyid sistemi yıkmaz; sistemin içine sızar ve onu satın alır.
Bir "Kral"ın Doğuşu
-
Kemal Sunal’ın Dönüşümü: Bu film, Kemal Sunal'ın "İnek Şaban" tiplemesinden sıyrılıp, zekâsı ve gözlem yeteneğiyle toplumsal bir figüre dönüştüğü milattır. Kazandığı Altın Portakal, onun dehasının tescilidir.
-
Mekânın Ruhu: Cihangir'deki gerçek bir apartmanda çekilmesi, filme o dönemin tozunu, kokusunu ve gerçekçiliğini katar. Şevket Altuğ'un "sarhoş" karakterinden Sevil Üstekin'in "hırslı kapıcı karısı" rolüne kadar her oyuncu, bu mikro dünyaya can verir.
Sisteme Atılan "En Zeki" Çalım
Kapıcılar Kralı, izleyiciyi kahkahalara boğarken bir yandan da "Kim kimi yönetiyor?" sorusunu sordurur. Zeki Ökten ve Umur Bugay'ın bu muazzam iş birliği, Türk insanının zor şartlarda nasıl bir "strateji dehasına" dönüşebileceğinin en iyi kanıtıdır. Film bittiğinde, Seyyid'in o muzip gülüşü, izleyicinin aklında sistemin ikiyüzlülüğüne verilmiş en güzel cevap olarak kalır.